Blockchain kimsenin inkar edemeyeceği derecede ustaca bir icattır. Dijital bilgilerin kopyalanmasından ziyade dağıtılmasına olanak sağlayan mimarisi ile , blockchain teknolojisi yeni bir İnternet türünün omurgasını oluşturuyor. Başlangıçta dijital para birimi olan Bitcoin için tasarlanmış olan Blockchain, artık başka potansiyel kullanım alanları buluyor. Bir bilgisayar ağı üzerinden binlerce defa çoğaltılan bir elektronik tabloyu resmedin. Ardından, bu ağın bu e-tabloyu düzenli olarak güncelleyecek şekilde tasarlandığını hayal edin. Blockchain (blok zincirinin) temel mimarisi bu anlayış üzerine oturtulmuştur.

Blockchainde tutulan bilgiler, üzerinde sürekli mutabık kalınan bir veri ambarı olarak tasarlanmıştır. Bu Network’ün oldukça faydalı olarak kullanılmasının bir yoludur. Blokchain veritabanı tek bir yerde depolanmaz, yani tuttuğu kayıtlar gerçekten kamuya açıktır ve kolayca doğrulanabilir. Bilgilerin hiçbir merkezi versiyonu mevcut olmadığından hacker tarafından bozulamaz. Aynı anda milyonlarca bilgisayarda barındırılan verilere internette herkes erişebilir. “Blokchain, yalnızca finansal işlemleri değil hemen hemen her şeyin değerini kaydetmek üzere programlanabilen ekonomik işlemlerin bozulmaz bir sayısal defteridir.” (Don & Alex Tapscott, Blockchain Revolution, 2016) Blockchain teknolojisi, internet gibi yerleşik bir sağlamlığa sahiptir. Bilgi doğası gereği tek bir kişi-kurum tarafından yönetilemez. Tek bir başarısızlık noktası (single point of failure) yoktur.

Şöhreti özellikle 2013 yılından sonra iyiden iyiye yayılan bitcoin, hem bankacıları hem devlet adamlarını rahatsız etti ve bu rahatsızlık gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Tatlı kârlarından vazgeçmeye hiç niyeti olmayan bankaların ve hem vatandaşlarını takip imkânlarından hem de vergi gelirlerinden olmaya hiç niyeti olmayan devletlerin böyle tavır almalarından daha tabii bir şey olamazdı.

“Dünyayı tepeden tırnağa değiştirecek sessiz bir devrimin tam ortasındayız. Devasa hiyerarşik yapıları, süper güçleri, müesses nizamın vazgeçilmez sanılan kurumlarını bir bir anlamsızlaştıracak, taşları yerinden oynatacak bir devrim bu. Teknolojinin dünyamızı George Orwell’in tasavvur ettiği anti ütopyanın ötesinde bir takip cehennemine dönüştürdüğü günlerde hürriyetin, özerkliğin ve mahremiyetin geri dönüşüne şahit olabiliriz. Önümüzdeki yıllarda bugünkü anlamıyla devletler, bankalar, sigorta şirketleri, muhasebeciler, noterler hatta kâğıt para bile tarihin tozlu sayfalarına karışabilir. “(Salih Cenap Baydar,2017)

Not: Blockchain’in mucid(ler)i kendisini Satoshi Nakamoto olarak tanımlıyor. Ama kim veya kimler oldukları bilinmiyor.